Storytel’de Dinlediğim Kitaplar (2021)

Storytel kullanmaya 2021’in Ağustos ayında başladım. O zamandan beri zevkle kullanıyorum. Özellikle toplu taşımadayken ve yolda yürürken dinlemeye bayılıyorum. Bu yazımda 2021 yılında Storytel’den dinlediğim kitaplardan biraz söz etmek istiyorum.

Read More

Kumların Kadını – Kobo Abe

Yaklaşık 10 aydır Storytel kullanıyorum ve sesli kitap dinlemeye ba-yı-lı-yo-rum. Hayatım boyunca toplu taşımada hiçbir zaman kitap okuyabilen birisi olmadım. Hemen başım ağrır ve midem bulanır. Kitabı gürültüsüz, sabit bir yerde, mümkünse masa başında, elimde kalem, altını çize çize okumayı severim. Özellikle İstanbul’da yaşıyorsanız bir yerden başka bir yere gitmenin ve oradan geri dönmenin en iyi ihtimalle en az bir buçuk saat aldığını biliyorsunuzdur. Toplu taşımada geçen bu kayıp zamanı yıllarca radyo tiyatrosu ve podcast dinleyerek geçirdikten sonra (ki radyo tiyatrosunu da çok sever ve hala dinlerim) geçen sene sesli kitap dinlemeyi de denemek istedim ve o gün bugündür vazgeçilmezim.

Bugün, sene başında Storytel’de dinlediğim ve bende hala etkisini sürdüren bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu kitap Japon yazar Kobo Abe’ye ait olan Kumların Kadını.

Kumların Kadını – Kobo Abe
Read More

A Dangerous Thing – Aurora Aksnes

A Dangerous Thing – Aurora Aksnes

Aurora’nın şarkılarını çok seviyorum. Her biri ruhuma hitap eden sözler barındırıyor içinde. Bana Aurora’nın icra ettiği sanat hayli terapötik geliyor. İleride de sevdiğim pek çok şarkısının içimdeki yansımalarını paylaşmak istiyorum. Bugün ise son albümünden “A Dangerous Thing” parçasına değinmek istedim.

Read More

Wolf Children (2012)

Wolf Children (2012, Yönetmen: Mamoru Hosoda)

Mamoru Hosoda’nın yazıp yönettiği ve yine çok sevdiğim bir filmden bahsedeceğim bugün. Imdb’deki puanlama tarihime baktığımda 8 yıl önce izlediğimi gördüm. O günden bugüne hala favorilerim arasında, yeri değişmedi. Elbette ki yorumumu paylaşırken tamamen kişisel fikrimi paylaşacağım. Ama animasyon/anime izleyemeyenlerin önyargı ile yaklaşmamasını özellikle çok içten bir şekilde rica ediyorum çünkü ebeveynlik (parenting) 101 dersi gibi bir film olduğunu düşünüyorum bu animenin.

Animenin konusu kısaca şöyle: Hana, üniversitede tanıştığı kurtadama aşık oluyor. Birlikte bir aile kuruyorlar. 2 çocukları oluyor. Başlarına gelen acı/tatlı olayları ve bunlarla nasıl başa çıktıklarını izliyoruz. Buradan sonra okuyacaklarınız film hakkında biraz sürprizbozan/spoiler içerebilir. ⚠️

Read More

Leave No Trace (2018)

Leave No Trace (2018, Yönetmen: Debra Granik)

Yönetmenliğini Debra Granik’in yaptığı bu filmi çok seviyorum.

Filmde kendi kişisel/psikolojik sorunları ile mücadele ederken, ebeyenliğinde -ben mükemmelim- iddiasına girmeden elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan bir baba karakterini görüyoruz. Satır aralarından eskiden asker olduğunu ve savaşın kendisinde post travmatik stres bozukluğuna sebebiyet verdiğini öğreniyoruz. Bu sebeple kızını da yanına alarak, topluma yabancılaşıp, kimseyle sosyalleşmeyecekleri, herkesten uzak bir parkta yaşamayı seçiyor. Filmin konusu ve başlangıcı bu şekilde.

Filmle alakalı yorumumun geri kalanı spoiler/sürpriz bozan içeriyor. Geri kalanını okumadan önce filmi izlemiş olduğunuzu varsayarak uyarımı da yaptıktan sonra yazmaya devam ediyorum.

Read More

Türk İşaret Dili Ücretsiz Yardımcı Kaynaklar

Eğer kendi şehrinizdeki meslek edindirme kurslarından ya da halk eğitim merkezlerinden Türk İşaret Dili 120 saatlik kursu aldıysanız ve Türk İşaret Dili Tercümanlık 200 saatlik kursuna gitmeye hak kazandıysanız ve pratiğinizi arttırmak istiyorsanız ya da kursu kazanmayı hedefliyorsanız aşağıdaki linklerdeki kaynakları, çalışmalarınızda size yardımcı olmasını ümit ederek paylaşıyorum. Read More

AMA sen KIZ çocuğusun!

Bir gün sokağımızda yine çocuklar oyun oynuyor. Kız çocuklarıyla oğlan çocukları arasında bir kavga çıktı. Karşı apartmanda oturan ve oğluna her daim, her koşulda sahip çıkan bir anne*, kız çocuklarına doğru seslendi ve ne olup bittiğini sordu. Kızlar içlerinde o kadının da oğlunun olduğu grubu kast ederek “Bizi rahatsız ediyorlar.” dediler. Kadın ise şu tepkiyi verdi. “Ama bakın siz kız çocuklarısınız. Uymayın onlara. Oynamayın onlarla. Onlar yaramaz, siz uslu olun. Hadi güzel kızlar. Gidin başka yerde oynayın.” dedi. Read More

Çatapat.

Sonuna ‘oyuncağı’ kelimesini ekleyemiyorum. Çünkü bana savaşı çağrıştırıyor. Her patladığında sanki bombardıman altında kalacakmışız gibi hissediyorum. İsterse sokağın diğer ucunda ya da yan sokakta patlatılsın. Ne kadar uzakta olursa olsun sesi sanki evin içinde patlatılıyormuşçasına geliyor.

Havai fişekleri de bu yüzden hiç sevmem. Travma Sonrası Stres Bozukluğu yaşayanları, hasta olanları, bebeklerini uyutmaya çalışan insanları düşünmekten kendimi alamam. Bir de evini hayvan dostları ile paylaşan kimseler de bilirler ki o dostlarının gözündeki korkuyu gördükçe daha da çok rahatsız olur bu sesten.

Neyse konumuz bu değil.

Read More

İstanbul Şehir Tiyatroları Önerileri #2

Geçen seneki öneri yazısını okumak için tıklayın.

2019-2020 İstanbul Şehir Tiyatroları 2 Ekim’de perdelerini aralıyor. Ekim ayı için biletler çoktan satışa çıktı. Geçen sezon 11 oyun izledim ve bunlardan 2’si favorilerime girebildi. O yüzden bu sene bu yazıyı yazıp yazmamak noktasında sürüncemede kaldım. Sadece ikisini mi anlatsam yoksa eh işte dediklerimden de bahsetsem mi bilemedim. Yazının sonu nereye varacak bakalım birlikte göreceğiz. Lafı daha fazla uzatmadan şimdiden bol tiyatrolu günler diliyorum hepimize. Read More