Bir Fobinin Hikayesi | Psikanalizde Çocuk | Küçük Hans Vakası #1 | Psikanaliz Notları #10

Bu yazı dizisi geçen sene katıldığım İstanbul Psikanaliz Derneği‘nin vermiş olduğu Psikanalizle Tanışma Seminerleri‘nde almış olduğum notları içermektedir.

Diğer Psikanaliz Notları yazıları için tıklayınız. Read More

Reklamlar

Mama Fiyatlarındaki Artış

Bu yazıyı birlik olup neler yapabilirizi konuşmak için yazıyorum.

Mevzu tam olarak sadece evde bizimle yaşayan dört patili dostlarımız değil. Asıl mesele sokaktakiler. Kalitelisinden tut çöp içerikli olana değin tüm mamaların fiyatları dudak uçuklatan cinsten. Fakat evde birlikte yaşadığımız canlılar için bir yolunu bulup, oradan kısıp buradan arttırıp, fiyatı artsa da düzenli yediği mamayı almayı bir şekilde sağlayabiliyoruz.

Benim şahsi sıkıntım sokak kedilerine aldığım mamalarda.

İlk zamanlar kendi kedilerim için Acana alıyordum. Şimdi imkanı yok alamam. Sonra N&D tahılsıza geçmiştim. Ona da bütçem yetmeyince az tahıllısına geçtim. Sonra ona da bütçem yetmeyince şimdi en son Brit Care tahılsıza geçtim. Bunun da fiyatları artarsa artık daha ne yapacağım bilmiyorum. Kendi kedilerime aldığım mamaların fiyatları arttıkça sokak kedilerine aldığım mamalarda da en ucuzu neyse onu almak zorunda kalıyorum.

Hadi bizim evde beslediğimiz canları lüks olarak görsünler, onlar senin evinde bize ne onlardan desinler tamam ona bir şey demiyorum. Evdekiler benim sorumluluğumda tamam. Peki ya bu sokaktakiler? Onlar kimin kedileri, köpekleri, kuşları vs. Atalarımız yüzyıllar önce bu hayvanlara yapılabilecek en büyük kötülüğü yapmış, biz insanlara muhtaç hale getirmişler. Madem öyle bunun sorumluluğunu almak zorunda değil miyiz? Ben tek başıma yetemiyorum her birisine.

Ağustos ayında 15 kilo mama 50 küsüre varken şimdi en aşağı 90 liralarda. Buna ne zaman birisi çıkıp da bir dur diyecek. Bu sokaktaki hayvanları beslemek lükse mi giriyor? Lüks diye mi her daim kendimizden vermek durumunda kalıyoruz? Ancak kermesler düzenleyip para toplayabiliyoruz. Ama bu yine kendi aramızda oluyor ve yetmiyor.

Bu hayvanları besleyenlerin çalışmayanı var, öğrencisi var, maaşı az olanı var vs. Belediyeler niçin bize bireysel olarak kendi sokağımızdaki hayvanları beslemek için yardımda bulunmuyor? Belki böyle bir hizmet vardır ben bilmiyorum. İşte o yüzden bu yazıyı yazıyorum, bilgilenebilmek için. Barınaklara yardımda bulunuyor biliyorum ama bireysel olarak kendi halindeki, hiç bir gruba, derneğe üye olmamış, kendi sokağındakini, mahallesindekini, dışarı çıktığında yolda gördüklerini besleyen kişilere de yardımcı oluyorlar mı bilmiyorum.

Eskiden 1 kilosu 3-4-5 liraya mamalar vardı. Şimdi en aşağı 8 lira.

Güya sözde yerel markalar da var bir de. İsim vermeyeyim. Bilenler bilir. İthallerle aynı hatta daha fazla fiyatta. Ne anladım o zaman ben bu işten. Eskiden kilosu 3-4 lirayken alıyordum ismini vermek istemediğim o markadan. Şimdi alamıyorum.

Bambaşka bir açıdan bakacak olur isek yerel üretim vegan mama olmadığı için vegan mama almak isteyip ama ülkede ithal de olsa satışı olmadığı ve yurt dışından getirtmek çok pahalı olduğu için vegan mama alamayanlar da var. (Ben vegan besleme yapmıyorum, yapılmalı mı yapılmamalı mı tartışmıyorum da, sadece var olan bir durumu söylüyorum.)

Yerel markalara seslenmek istiyorum buradan. Bilmem ne ülkesinin bilmem şu koordinatlarının bilmem şu bölgesinden hayvan ithal edip fiyatları ithal mamalarla kafa kafaya getirmek yerine, kendi ülkemizde vegan mama üretmeyi, böylece çok daha düşük ücretlerle bu talepleri karşılamayı deneyebilirsiniz.

Yazım okunduktan sonra bu kızın yardıma ihtiyacı var dur ona maddi destek olayım izlenimi çıkmasın. Benim elhamdulillah hiç bir maddi desteğe ihtiyacım yok. Öyle bir izlenim çıkarsa mevzu yine kendi aramızda para toplamaya döner. Benim tek istediğim duyarlı insanlar olarak çoğalmamız, kamuoyu oluşturmamız ve birlik olup yetkililere taleplerimizi bildirmemiz. Bu sokaktaki canlılar herkesin sorumluluğu altında. Bir tek bireysel olarak benim değil. Herkesin idrak etmesi gerekiyor. Ben bir lükse para yatırmıyorum. Bu bir ihtiyaç ve zorunluluk. Herkes kendi sokağındaki canlılara sahip çıksın ve yetkililerden nasıl destek alabilirizi birlikte konuşalım.

Türk İşaret Dili Ücretsiz Yardımcı Kaynaklar

Eğer kendi şehrinizdeki meslek edindirme kurslarından ya da halk eğitim merkezlerinden Türk İşaret Dili 120 saatlik kursu aldıysanız ve Türk İşaret Dili Tercümanlık 200 saatlik kursuna gitmeye hak kazandıysanız ve pratiğinizi arttırmak istiyorsanız ya da kursu kazanmayı hedefliyorsanız aşağıdaki linklerdeki kaynakları, çalışmalarınızda size yardımcı olmasını ümit ederek paylaşıyorum.

ÖNEMLİ NOT: Bir kelimenin bir yerde gösterilen işareti ile başka bir yerde gösterilen işareti farklı olabilir. İşaret dilinde farklılıklar gerçekten çokça mevcut. Bizim yapmamız gereken olabildiğince hepsine hakim olmak ve o kelimenin kendi yaşadığımız/bulunduğumuz şehre ait işaretini/gösterimini kullanmak. Read More